2026 Ulusal Üniversite Giriş Sınavı sonuçlandı. Bunu deneyimleyenler için hayallerine doğru bir yolculuktu; gelecekte Gaokao'yu almayı planlayanlar için bu yeni bir bölümün başlangıcıdır. Gaokao yazıları her yıl günümüz gençliğinin düşüncelerini kaydediyor; ve bu yıl, SHENGWO insanları yine "rüyalar" temasıyla yolculuklarına dönüp bakıyor, yıldızlara bakmaktan ayakları yere basmaya kadar hayallerin peşinden koşmanın bir öyküsünü yazıyorlar.

Kelimeler düşünce ve duyguların ifade aracı olduğu kadar toplumsal hayattaki değişimlere de açılan bir penceredir.
Bana büyümem sırasında anlayışımda en çok hangi kelimenin değiştiğini sorarsanız iki kelimeyi seçerdim: rüyalar.
Küçükken hayallerin uzak ve güzel olduğunu hissederdim.
Hayalim kürsüye çıkıp öğrencileri eğiten bir öğretmen olmaktı; hayalim bir TV dizisinde adaleti koruyan ve dünyayı dolaşan bir kahraman olmaktı. O zamanlar hayallerin büyüdüğümde doğal olarak gerçekleşecek bir şey olduğunu düşünürdüm hep. Sanki zamanı geldiğinde ve büyüdüğümde hayallerim gerçekleşecekti.
Daha sonra yaşım ilerledikçe hayatı anlamaya ve hayallerin sandığım kadar basit olmadığını fark etmeye başladım.
Mezun olduktan sonra imalat sanayinde çalıştım. Ön saflarda çalışan bir çalışandan satış elemanına ve ardından kendi işimi kurmaya kadar her adım bana hayallere dair yeni bir anlayış kazandırdı.
Özellikle 2021 yılında SHENGWO MACHINERY'yi kurduktan sonra hayallerin duvarda asılı sloganlar ya da ilham verici sloganlar olmadığını keşfettim; bunlar her gün karşılaştığımız gerçeklerdir.
İşime başladığım ilk günlerde şirket küçüktü, az sayıda sipariş ve küçük bir ekip vardı. Maliyetlerden tasarruf etmek için her yerde uygun fabrika alanı aradık; Müşteri kazanmak için sürekli onları ziyaret edip projeleri takip ettim; Yurtdışı pazarları geliştirmek için, uluslararası müşterilerden gelen e-postalara yanıt vermek için sık sık geç saatlere kadar ayakta kalıyordum.
O zamanlar hayalim artık şiir ve uzak yerler değil, şirketi ayakta tutmaktı.
Bu, ekibin çalışmasını, müşterilerin bize sipariş vermeye istekli olmasını ve maaşlarımızı her ay zamanında ödeyebilmemizi sağlamakla ilgiliydi.
Girişimcilik bana hayallerin hiçbir zaman kolayca elde edilemeyeceğini, bunun yerine sayısız azim eylemiyle yavaş yavaş yaklaşıldığını öğretti.
Yıllar geçtikçe şirketimiz büyüdükçe ürünlerimiz Almanya, İngiltere, ABD, İspanya, Avustralya, Hindistan ve diğer birçok ülkeye ihraç edildi ve müşterilerimizin artan tanınırlığı ve güvenini kazandı.
Ama beni asıl etkileyen şirket büyüklüğünün veya müşteri sayısının artması değil, hayal anlayışımın tamamen değişmesi oldu.
Hayalimin belli bir tür insan olmakla ilgili olduğunu düşünürdüm.
Daha sonra rüyanın daha çok tutarlı bir şekilde doğru ve değerli bir şey yapmakla ilgili olduğunu keşfettim.
Birçok insan girişimciliğin hayalinin para kazanmak olduğuna inanıyor.
Ancak yıllar geçtikçe, “The Merchant” dizisinin baş kahramanı Lim Sang-ok'un bir sözüne giderek daha fazla katılıyorum:
"İş yapmak para kazanmak değil, insanların kalbini kazanmaktır."
Müşteriler, etkili sözlerimiz nedeniyle değil, sözlerimizi yerine getirdiğimiz için bize defalarca sipariş veriyor; Ekibimiz bir slogan nedeniyle değil, oluşturduğumuz güven nedeniyle şirketle birlikte büyümek istiyor.
Yavaş yavaş, bir rüyanın özünün aslında bir sorumluluk olduğunu anlamaya başladım.
Müşterilere, çalışanlara, ürüne ve kendimize karşı sorumlu olmak.
Bir rüya artık sadece bir kişinin hayali değil, birçok kişinin hayalidir.
Atölyedeki her çalışkan işçide gizlidir; mühendislerin planlardaki titiz revizyonlarında; satış personelinin gece geç saatlerde müşteri e-postalarına verdiği yanıtlarda; kalite kontrol personelinin her boyut ve her süreç üzerindeki titiz kontrolünde.
Hayallerimizi adım adım ileriye taşıyan işte bu sıradan görünen çabalardır.
Bugün yine hayallerden bahsederken artık geleceğin ne kadar muhteşem olacağını değil, önümdeki her görevi nasıl iyi yapacağımı düşünüyorum.
Çünkü biliyorum: Hayaller, yıldızlara bakarken oluşan fanteziler değil, ayaklarımızı yere basma azmidir;
Rüyalar heyecan verici sözler değil, sayısız sıradan günlerin birikimidir;
Hayaller varış noktası değil, ilerlememizi sağlayan sebeptir.
Satışçıdan girişimciye, yerel müşterilere hizmet vermekten küresel müşterilere hizmet vermeye kadar değişen şey sadece kimliğim ve kariyerim değil, aynı zamanda hayal anlayışım da oldu.
Çocukken rüyaların gökyüzünde asılı yıldızlar olduğunu düşünürdüm.
Hayallerin aslında ayaklarımızın altındaki yolda olduğunu ancak büyüdükten sonra fark ettim.
Belli bir hedefe ulaşmak değil, sürekli takip sürecinde daha kararlı olmak, varlığımız sayesinde çevremizdekileri daha iyi hale getirmektir.
Belki de rüyaların en güzel anlamı budur.
Bu bizi başka biri haline getirmekle ilgili değil, hayallerimizin peşinden gitme yolculuğunda kendimizin daha iyi bir versiyonu olmakla ilgili.